AKILDA KALMAYANLAR

12 Mart 2026 Perşembe

DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK

       Özgürlük, demokrasi batının başka ülkelere verdiği tavsiyelerdendir. Özgürlük insanın istediğini, istediği zaman, istediği aracı kullanarak yapması değildir. Özgürlüğünde elbette sınırları vardır. Bu sınırları aşmak özgürlük değil vandallıktır. Özgürlük başkasının sınırlarına girdiği anda biter. Devam etmek karşı tarafa zulümdür. 
        Demokrasi de aynı şekilde. Demokrasi çoğulun azınlığı yönetmesi olarak algılanmamalı. Bu şekildeki algı, demokrasi değil diktatörlüktür. Çoğunluğun yönetimi elinde bulundurması, istediğimi yaparım mantığı ile hareket etme değildir. Azınlığın haklarını da koruma ile demokrasi olur. Çoğunluk tarafından iktidarı ele geçirmek demokrasinin ilk adımıdır. Önemli olan gücü elinde bulunduranlar, o güç ile zalimane davranışlarda bulunursa yönetim şekline demokrasi denemez. Ama gelişmekte olan toplumların demokrasiden anladığı istediğini yapma özgürlüğü olarak algılanır. Halk bunun farkına ancak o yönetimden kendine bir saldırı olduğu zaman farkına varır. Saldırının gücüne göre savunma mekanizması oluşturma çabaları çoğunlukla başarısız olur. 
         İnsan aldatmaya meyillidir. Şeytanın hilelerini bildiği halde çoğu zaman ona ayak uydurması bunun bir ispatıdır. Çoğulcu demokrasi ile başa geçenler, kişinin sınırlarını zorladığı zaman pasif hareket etmeye çalışır. Aktif hareket, haklı da olsa hainlik ile sonuçlanır. Hainliği burada yõnetim erki belirler. Haklı veya haksız olduğunun bir önemi yoktur. Mesela 1835 yıllarında Mısır valisi Mehmet Ali Paşa İngiltere'nin Balta limanı anlaşmasını tanımadığını beyanı ile hain ilan edilmişken, hain ilan edenler aynı anlaşma ile kendi insanının rekabet gücünü kırarak, yoksullaşmasına sebep olduğundan dolayı hain olmamıştır. Vatanseverlere hain, hainlere vatansever demekde demokrasinin bir gereği olsa gerek. 
       Hainlik kişiden kişiye, toplumdan topluma, değer yargılar, ihtiyaçlar, hedefler, güvenlik endişesi ( genel veya kişisel) değişiklik gösterebilir. Bir toplumda hain olarak yaftalanan kişi diğer toplumda vatan sever olabilir. Bu yapılan hareketin aynı olmasına rağmen böyledir. Yukarıda örnekte olduğu gibi tarih Mehmet Ali Paşa 'yı hain, Osmanlı padişahını vatan sever olarak yazmıştır. Tarih yazıcıları yapılan işe bakmadan paşayı yaftalamış, padişahı göklere çıkarmıştır. O günün şartları onu gerektiriyor diyenler çıkabilir. "Kardeş katlini, devletin bekası için yapıldığını söyleyenler de aynı kişiler. Aynı kişiler padişahın Balta limanı anlaşması ile İngiltere'ye verilen gümrüksüz ithal ve serbest dolaşım hakkı sebebiyle kendi tüccar, sanayicisini rakabet etmekten mahrum bırakıp, halkın fakirleştirikmesine, fakirlik neticesi koskoca imparatorluğun çökmesine sebep olmasına iki çift laf edermi orası meçhul. 
          Dediğim gibi hainlik ihtiyaca ve güvenlik anlayışına göre şekil değiştirir. Dün binlerce insanın kanını döken kişi hainken, bir anda önder olarak karşımıza çıkabilir. Bunu belirleyen ihtiyaçlardır. Genel veya özel, hiç fark etmez. Bir devletin ömür boyu düşmanı, haini olması zaten düşünülemez. Öyle haller olur ki devletler yok olup gider ama hain dediklerin düşünceleri yaşıyor olabilir. Burada kazanan taraf hain olan mı, yoksa ona o hükmü verenmi? 
        Demokrasi yönetim biçimlerinden en ideali olamaz, olsa olsa en masumudur. Demokrasiyi bir zulüm aracı, otoriter yönetim aracı ya da tek adamlık olan diktatörlük gibi yönetimlerin ayakta kalması içinde bir araç olarak da kullanılabilir. Çoğunlukla iktidara gelenlerin seçildiği süre içerisinde istediği yönetim biçimine dönüştürmesi de bir nevi demokrasidir. Çoğunlukla verilen yetkiyi kullanan erk, denetim yapan bağımsız kurumları atamalar ile pasifize edip orada istediği kadar kalabilir. Buna dur diyecek bir güç yoktur. Buna karşı duranlar "hain olarak" yaftalamakta hiç Zor olmasa gerek. Burada karşı koyanlar mı hain? Yoksa koltuğu bırakmayanlar mı? Bu da yine tarih yazıcıları na kalmış bir şey. Tarih olmuş her davranış hüküm verilirken sadece tarih yazanları dinleyerek değil, karşı tarafıda dinlendikten sonra karar vermek en isabetli olanıdır. İnka, maya, Kızılderelileri dinlemeden batının ağzı ile keşif masalları dinlemek insanı doğruya götürmez.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SINIF

      Hayatlar arasında her zaman perdeler vardır. Birinin yaşadığı hayatı diğeri sadece hayal edebilir. İnsan hayatı üç şekilde yaşar.  Yer...