AKILDA KALMAYANLAR

7 Mart 2026 Cumartesi

DİN NASIL OLMALI

        Din şeffaf olmalı, gizem barındırmalı. Günün şartlarına göre yorumlanan din, sadece kendi çağında hüküm sürer. Devamı ve evrenselliği yoktur. Her bir detayın kitapta anlatılması mümkün olmadığı için kıyas olmalı. Dinde zorlama olmamalı. Zorlanan şey din olmaktan çıkar. Zorlama yolu ile dine tâbi olanların her yanlış hareketi inanmadıkları din ile birlikte anılır. Tâbi olunmayan bir din yozlaşır, sadece ritüellerden ibaret olur ki, içinde ahlâk, edep, hak hukuktan yoksun hale gelir. Sonuç da ortaya Allah'ın değil kul 'un icat ettiği bir din olur. Bu da ahlaklı hiç kimsenin işine yaramaz. 
         Vahiy ile gelen hiç bir şey sorgulanmaz. Ancak kul'un kıyası sorgulanabilir. Doğru olup olmadığı vahiy ile gelen konular ile karşılaştırılır, ters bir şey varsa vahiy ölçü alınır. Kıyasın burada hükmü yoktur. 
       Din sorgusuz vahiy ile Allah'a kısa yoldan ulaşma aracıdır. Felsefe ise sorgulayarak bilimsel yoldan Allah'a ulaşma aracıdır. Felsefe yoluyla Allah'a ulaşanlar da sapma olmaz. Bir konunun geçmişini, o günkü hâlini ve geleceği hakkında yeterli bilgi sahibi olur. Vahiy yolu tercih edip, biat edenlerde sapma daha çok olur. Daha da kötüsü tebliğ seçeneklerde sadece söz vardır, davranış eksikliği ya da bozukluğu tebliğ ettiği kitlelerde olumlu bir sonuç doğurmaz. Gereksiz, bilinmeyen konular ile hedef kitle üzerinde olumsuz düşünceler bırakması çoğu zaman kaçınılmazdır. 
        Dinî simgeler yerinde ve zamanında kullanılmadığı sürece yakıcı bir ateş haline gelir. Simgeler ile tebliğ de sözün etkisi olmaz, insanlar hal diline bakar. Yanlış bir şey görürse kinini sadece kişi ile yetinmez aynı zamanda temsil ettiği dinin üzerine boşaltır. Kişinin suçu dine mal olur. Allah muhafaza bu yol açmaktır. Amellerin kapanmadığı bu yol çıkmaz sokaktır ki kişiyi helak eder. 
       Din kisvesi ile sosyal medyada "Orucu karısıyla cinsi münasebet ile açılabilir" fetvası veren neyi amaçlamaktadır, tebliğine ne gibi bir faydası vardır. Nereden bilgi alarak kıyas yapmıştır. Bu sözler din'e katkı sağlamaz bilâkis sur da delik açtırır. Düşman sağlam kaleler ile uğraşmaz, surda açılan delikten saldırır. Kişi bu deliği düşmana niye gösterir bilinmez. Gerçek bir savaş olsa deliği gösteren hain olarak yaftalanır. Sonuç da kale düşer. Bu yol gösterici kim tarafından ödüllendirilmesi gerekir? Her halde kele sahibince olmasa gerek. 
         Din adına konuşma tarzı, İyilik getirmez. İnsandır yanlış yapar, her yanlış din'i bir hüküm gibi algılanır. Bilen ile bilmeyen bir olur mu? Bilmeyen hurafe üretir. Üretilen her hurefe zamanla din kuralı olur. Onun için konuşanlar bilgi yoksunu kişiler olmamalı. Her soruya bir cevabı olan din'i bilmiyordur. Sadece kıyas yapıyor, bu da "ya tutarsa" dan başka bir şey değildir. Vahiy nettir ve hiç bir beşer buna ilave veya çıkartma yapamaz. "Yorum" kendine görüşüdür. Her yorumda bu belirtilmesi gerekir. Ebu Hanife nin dediği gibi " Bu gün bu şartlarda benim görüşüm bu, yarın biri çıkar deliller ile benim söylediğimi iddia ederse bana değil ona uyun" önemli olan delil. Bir konunun birden birden fazla delili olabilir yanlız deliller konuyu farklı yorumlayamaz. farklı yorumlanan delil delil olmaz. 
       

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SINIF

      Hayatlar arasında her zaman perdeler vardır. Birinin yaşadığı hayatı diğeri sadece hayal edebilir. İnsan hayatı üç şekilde yaşar.  Yer...