AKILDA KALMAYANLAR
30 Ocak 2025 Perşembe
SAPKINLIK
27 Ocak 2025 Pazartesi
HASTA BEYİNLER
17 Ocak 2025 Cuma
KİSVE Mİ? TAKVA MI?
13 Ocak 2025 Pazartesi
BU KAVGA NİYE?
10 Ocak 2025 Cuma
BOĞULUYORUZ
8 Ocak 2025 Çarşamba
SUÇLU KİM?
5 Ocak 2025 Pazar
ZÜÜRT TESELLİSİ
Toplumu bir arada tutmak için ne yapılması gerekir? Her toplum bireyleri farklı yöntem izlemiş. Kimisi refahı yükseltmiş, kimisi inançları devreye sokmuş, kimisi lider çıkarmış onun etrafında toplanmış, kimiside ölüleri kullanmış. En uzun ve geçerli yolda bu ölüler üzerinden yürütülmüş. Lider etrafında toplanıp bir arada durmak sadece o liderin Hayatta olduğu sürece geçerliliğini korur. Cengiz han ile Timur da olduğu gibi, en kazançlı sistemi ölüler üzerinden yürütenler olmuş. Niye olmasın? Ölü konuşmaz, fikir beyan etmez, olaylara müdahale etme gibi bir şansı yoktur. Ölüyü istediğiniz gibi kullanırsınız. Gel değince gelir, git deyince gider. Ölü itiatkardır.
Ölü üzerinden toplumu dizayn etmek çabaları yüzyıllardır sürmüş, halen de geçerliliğini koruyan bir olgu. Kime sorarsanız sorun, bunun dinî, milleti hiç farketmez " Bu topraklar niye kutsaldır" şu cevap hiç şaşmaz " Atalarımızın kanları var bu topraklarda" tamamda bu toprakları almak için öldürdüğünüz insanların atalarının kanları nereye gitti? Senin ki insan kanıda onun ki köpek kanı mı? Bu söylemler her toplumda görülür. Peki neden? Toplumunu refah içinde bir arada tutma işini beceremeyenlerin başvurdukları yöntemdir bu. Böyle söylemler geri kalmış toplumlarda olur. İnsan ölüsü ile gurur duyar mı? Ya da niçin öldü diye hiç sorgulamaz mı? Ölü yakını sorgulamak ister de , kendilerini ilah yerine koyan tağutlar buna izin vermezler. Ölüm ile ilgili haklı ya da haksız, doğru ya da yanlış bir neden bulurlar. "Şehitler ölmez vatan bölünmez" güzelde ölen niye hep başkaları, sen ve yakının değil. Vatan sadece onların ölüleri üzerine mi kurulu? Öyle ise sen ne arıyorsun burada. Sen bedel ödemezmisin. Yoksa senin kanın değeri olmayan köpek kanımı?
Savunulacak bir vatan, bir eş, çocuk aile , halk değilde, birileri daha çok servet sahibi olsun, birilerinin servetine zarar gelmesin diye, birileri tarafından karar verilerek verilen savaşlarda ölenlerin de kanları kutsal oluyor mu acaba? Dinde, vicdandan, bunun ile ilgili bir hüküm var mı? Yoksa ölenler birilerini mutlu etmek için mi öldü? Ölene bir şey diyemezsin, çıkmaz bir sokak içinde tek çıkar yolu ölmektir onun. Ama onu ölüme gönderenlerin bir çıkar yolu olsa da, ölenin onların yanında değeri yoktur.
Alışmak zamanla gelenek hâline gelir, sonunda kültür olur. Hiç bir şeye alışmayacaksın. Seni var eden, toplumda yerini belirleyen davranış alışmadan ileri gelir. iyi misin, kötümüsün. Hindistan'da bir gelenek vardır, bir kadının kocası ölünce, karısıda yanına görülürdü, İngilizler yasakladı. Bu uygulamayı çıkaranlar, mutlaka bir menfaat gözeterek yapmış olsa da zamanla gelenek haline gelmesini istemişlermidir acaba. Bir döneme damgasını vuran, ve belli çevrelerin menfaatini gözeten her olumsuz davranış, hareket , toplumu nerelere sürüklediğinin göstergesi değil midir?
Halkın her hangi bir savunma bulamadığı zaman söylediği bir söz vardır. "Gelen gideni aratır" giden gitmiştir, geri gelme olasılığı olmayan bir gerçekliği neden savunma aracı kılarlar? Almanya Hitler'i aradımı, İtalyan halkı Mussolini yi, Çin Mao yu, Ruslar Stalini arıyor mu acaba. Kuzey Kore'nin kapılarını aç, içeride kaç kişi kalacak! Bu söz günü kurtarma sözüdür. Başka hiç bir anlamı yok. Meşhur bir söz vardır "Züürt tesellisi"
1 Ocak 2025 Çarşamba
SEÇİMLERLE ALDATILIYORUZ
SEÇİMLERLE ALDATILIYORUZ
Bağımsızlığımızı kaybettik. Kaybettiğimizden beri vatandaşla hükümetler anlaşılmamakta… Anlaşılmayan ise; bağımsızlığımızı bizden olmayanlara teslim ettik. Bizden olmayanlar adımıza etiketlenip başkasının namına yönetici olmakta... Başkasının namına halkını aldatırken, hain denmese de zaten yaptıklarının şahadetiyle sabit hale gelmekte... Bugünkü yöneticilerin vatandaşıyla ve ülkesiyle hiçbir münasebeti yoktur. Ülkesinden haberi yokken, kendini ölçüye vurursa altından kalkamayacaktır. Kalkmayacağını bilir çünkü iki şekliyle vatandaşını kandırabilmektedir. Kandırılan halk ise; ne gerçeklerle alakası var, ne de gerçekleri öğrenme kabiliyeti... Kabiliyetli devlet artık vatandaşını çok rahat ve kolaylıkla aldatmakta… Devlet bilerek aldatmakta vatandaşlar ise; farkında olmadan aldatılmakta… Devleti elinde bulunduranlar, anayasanın kanunlarına ve kurallara tahammülümüz yok, diyorlar. Vatandaşların kanun tanımayan zorbaların karşısında cesareti de kalmıyor… Cesareti kalmayan vatandaşlar zorbaların karşısında ancak diz çökmekte. Diz çöktüğü ve kolayca kabullenme kimlik ve cüzdanında kayıtlı halde… Diz çökenlerin arasında ara sıra yapılanlara karşı gelenler de çıkmakta… Diz çökmeyenlerin kavgası sonucu olmayan ve becerilmeyen devletin başarısı olarak ancak kutlanmakta... Diz çöken vatandaşlar ise tamamıyla değişti. Diz çökenler gönüllü olarak yöneticisini omuzlarına alıp panayır soytarılığı rolüne menfaat karşılığı çıkabilmekte... Yanlışlara hayır demek, memleketi sevenin şuuru ama ne şuur, ne de memleketin hakkını savunacak vatandaşlar kaldı ortalıkta… Siyasetin icadından beri, ülkede iktidar da muhalefet de yabancıların emir ve kıskacında… Kıskaçtaki memleketin kaderi çoktan yazılmış ama yine de seçimler yapılmaktadır… Seçimlerle vatandaşın demokratlığı ve varlığı yok olmakta... Demokratlık ve varlığını kaybeden halk seçimlerle frenlenme takozuyla durdurulmakta... Ve seçimlere meşrutiyet kazandırılma kılıfı olmakta... Çünkü geriletme ve çökertme seçim olsa da olmasa da her türlü şartlar altında memlekete kan kaybettirme devam ettirilmekte... Eskiden krallar güç ve kuvvetiyle gelirdi şimdi ise seçim yoluyla gelmekte… Seçim yoluyla gelen krallar gibi vatandaşını uyutup ülkenin fakirleşmesi gerçekleştirilmekte... Yönetici imiş… Hangi yönetici? En masum yönetici vatandaşının ciğerini sökmek ve memleketi boşaltmak derdinde... Ne demişti dünün felsefeci düşünürü; dinsiz olun, ateist olun ama vatandaşın hakkını yiyen olmayın… (Alıntı)
SINIF
Hayatlar arasında her zaman perdeler vardır. Birinin yaşadığı hayatı diğeri sadece hayal edebilir. İnsan hayatı üç şekilde yaşar. Yer...
-
Bir tanıdığım vardı, kulağında küçük bir küpe vardı. Herkes yüzüne söylemese de, arkasından bayanlara özendiğini söylerdi. Ama ben bi...
-
Son zamanların gündem konusu Dilan Polat. Nedir? Ne değildir? Sıradan vatandaşın ilk defa duyduğu bir isimken ülkenin gündemine oturd...
-
Anadolu'da 1890 sonrasında Kurulan, bazı köylerde mezarlıkların belli bölümünde taşların üzerinde isim olmayan ve özenle yapılmamı...